Bu metin, resimden esinlenen kurmaca bir hikâyedir.

Bebek o sabah erkenden uyandı. Elvan, evdeki diğerlerini uyandırmamak için onu pencerenin yanındaki koltuğa götürdü. Sokak henüz sessizdi; gökyüzü açık pembe, karşı apartmanların gölgeleri maviydi.
Bir süredir bütün günleri beslenme ve uyku saatlerine göre bölünüyordu. O dakikada ise yapması gereken başka bir şey yoktu. Bebeğin başı omzuna yaslanmış, gözleri yeniden kapanmıştı.
Elvan telefonunu uzaktaki masada bıraktı. Sabahın renklerini izlerken kendi annesinin de böyle oturmuş olabileceğini düşündü. Daha sonra arayıp bunu sormaya karar verdi.
Gün başladığında o kısa duraklama görünmez oldu. Kahvaltı hazırlandı, kapılar açıldı, ev seslerle doldu. Elvan yine de pencerenin yanındaki dakikaları akşam hatırladı.
Bu kurmaca anlatının soyut tablosunda soluk pembe ve şeftali alanlar üstte geniş yer tutar. Mavi yatay izler alt bölümde yoğunlaşır, küçük turuncu vurgular aralarından belirir. Resim belirli bir odanın görüntüsünü değil, uyku ile uyanıklık arasında paylaşılan sessiz bir sabahı hayal eder. Bir günü taşımaya yardım eden küçük anların bazen hiçbir fotoğrafı olmaz; renkleri insanın hafızasında kalır.

Bir Cevap Yazın