Bu metin, resimden esinlenen kurmaca bir hikâyedir.

Manav kasaları dışarı çıkarırken karşı komşu çiçeklerini suluyordu. Henüz müşteri yoktu; sokağın ilk konuşması hangi meyvenin daha güzel geldiği üzerineydi. Ressam bu sıcak alışkanlığı yürürken duydu.
Taş yolu, kapıları ve tezgâhın renklerini ayrıntıyla boyadı. İnsanları göstermeden de birbirine yakın yaşayanların izlerini anlatabileceğini düşündü. Resmin başlangıcı, her sabah söylenen basit bir günaydının bir sokağı nasıl ev gibi hissettirdiğiydi.

Bir Cevap Yazın