Bu metin, resimden esinlenen kurmaca bir hikâyedir.

Sabah sisi yüzünden yolun karşısındaki durak zor görünüyordu. İpek ilk kez gideceği atölyenin adresini telefonundan kontrol etti. Navigasyon aynı noktayı gösteriyor, çevredeki binalar ise birbirine benziyordu.
Köşede turuncu bir kapı fark etti. Adres tarifinde geçen kapı buydu. Zili çalınca içeriden bir kadın açtı ve onu sıcak bir masaya davet etti. Seramik kursunun diğer katılımcıları çay içiyordu.
İpek ilk gün bir şey üretemeyeceğini sanmıştı. Öğretmen önüne küçük bir kil parçası koyunca elleri çalışmaya başladı. Yaptığı kap eğriydi ama kendi seçtiği biçimde duruyordu.
Dönüşte sis dağılmıştı. Sokağın sabah neden bu kadar yabancı göründüğüne şaşırdı. Turuncu kapıyı artık uzaktan seçebiliyordu.
Bu kurmaca anlatının tablosunda soğuk mavi ve gri katmanlar arasından turuncu bir hareket yükselir. Alt bölümdeki sıcak şerit, bakışa bir yön verir. Resim, bilinmeyen bir yere giderken küçük bir işaretin bütün çevreyi okunabilir hâle getirmesini hayal eder. Kapının arkasındaki ilk deneyim tamamlanmış bir ustalık değildir; yeni bir yere ait olmanın sessiz başlangıcıdır.

Bir Cevap Yazın