Bu metin, resimden esinlenen kurmaca bir hikâyedir.

Pazar kahvaltısından sonra herkes masada biraz daha kaldı. Çocukların boya kalemleri, pencerenin önündeki bitki ve mutfaktan gelen portakal kokusu aynı küçük odayı dolduruyordu. Ressam, o sabahın tek bir rengi olmadığını düşündü.
Tuvalde yeşile bitkilerin canlılığını, turuncuya güneşi, pembeye konuşmaların sıcaklığını verdi. Mavi, açık pencereden içeri giren serin havaydı. Ortadaki beyazlığı ise özellikle bıraktı; herkesin aynı masada kendine yer bulduğu o ferah anı hatırlatmasını istedi.

Bir Cevap Yazın