Bu metin, resimden esinlenen kurmaca bir hikâyedir.

Seda önemli bir karar vermeden önce hep uzun yürüyüşlere çıkardı. O gün de iş teklifini kabul edip etmeyeceğini düşünerek kıyıya indi. Başka bir ülkeye taşınmak istiyordu ama geride bırakacağı günlük hayatı hesapladıkça adımları yavaşlıyordu.
Kız Kulesi'nin karşısındaki bir banka oturdu. Yanında küçük bir çocuk, babasına adadaki binada kimin yaşadığını soruyordu. Baba cevap vermeye çalışırken çocuk yeni bir soru buluyordu. Seda onları dinleyip gülümsedi. Her sorunun hemen bitmesi gerekmiyordu.
Telefonunu çıkardı. Teklifi gönderen kişiye birkaç ayrıntı sormak için mesaj yazdı. Kesin cevap vermek yerine, önce bilmediği şeyleri öğrenmeye karar vermişti. Bu küçük adım omuzlarını hafifletti.
Kıyıdan ayrılmadan önce kuleye bir daha baktı. Onu son kez görüyormuş gibi davranmasına gerek yoktu.
Bu hikâyenin resminde Kız Kulesi gri çevrenin içinde canlı renklerle belirir. Mor, kırmızı ve sarı yüzeyler kararsız bir günün ortasındaki dikkati toplar. Tablo, bütün cevapları bulmuş birini değil, bir sonraki soruyu sormaya hazır hâle gelen bir insanı hayal eder.

Bir Cevap Yazın