Bu metin, resimden esinlenen kurmaca bir hikâyedir.

Tören bittikten sonra Leyla kalabalıktan ayrılıp koridorun sonundaki pencereye yürüdü. Yıllardır ders verdiği okulda son günüydü. Öğrencileri konuşmalar yapmış, ona birlikte hazırladıkları bir defter vermişti. Herkesin önünde rahat görünmeye çalışırken ne kadar yorulduğunu şimdi fark ediyordu.
Elbisesinin arkasındaki kırmızı kurdeleyi sabah kızı bağlamıştı. Pencerenin camında yansımasını görünce eli istemeden düğüme gitti. Kızı, gevşerse ben düzeltirim, demişti. Gün boyunca o cümleyi hatırlamamıştı.
Bir öğrencisi koridora çıkıp fotoğraf için onu çağırdı. Leyla hemen dönmedi; defteri göğsüne yakın tutarak bir nefes aldı. Sonra gülümseyip öğrencisinin yanına yürüdü.
Bu kurmaca hikâyenin resmi, kalabalık ile sessizlik arasındaki o kısa aralığı hayal eder. Kadının yüzü görünmez; vedanın duygusu omuzlarında ve başının eğiminde kalır. Sarı ışıklar koyu fonun içinden belirir, kırmızı kurdele bakışı aşağıya taşır. Resim, bir dönemi kapatırken kendisine birkaç dakika ayıran bir insanı düşünür. Kapının ötesinde onu bekleyenler vardır; yine de dönmeden önce duygusunu kendi başına yaşamasına yer bırakılır.

Bir Cevap Yazın