Bu metin, resimden esinlenen kurmaca bir hikâyedir.

Eski aynanın çerçevesini temizlerken küçük çizikleri fark etti. Burak, aile evinden aldığı eşyayı onartmak istiyordu. Usta bütün izleri kapatabileceklerini söyleyince biraz düşünmek istedi.
Aynada çocukluğundan kalan iki çizgiyi tanıyordu. Birini taşınma sırasında kendisi yapmıştı. Diğerinin hikâyesini bilmiyordu. Çerçevenin bütününü kusursuz hâle getirmek yerine sağlamlaştırmalarını istedi.
Yeni evinde aynayı gün ışığı alan duvara astı. Altın renkli yüzey, ışık değiştikçe bazı izleri gösteriyor, bazılarını saklıyordu. Eşya geçmişin ağırlığını taşırken odanın bugünkü düzenine de katılmıştı.
Bu kurmaca anlatının resminde altın alanlar gri ve beyaz katmanların üzerine dağılır. Dokular tek bir düz yüzeye dönüşmez. Resim, eski bir şeyi korumanın her izini silmek anlamına gelmediğini hayal eder. Onarılan eşya kullanılmaya devam ederken yaşanmış günlerin küçük işaretleri de kalabilir. Işığın altında kusur gibi görünen ayrıntı, bazen hatıranın en tanıdık bölümüdür.

Bir Cevap Yazın