Bu metin, resimden esinlenen kurmaca bir hikâyedir.

Eski çaydanlığı parlatırken mutfağın kokusunu hatırladı. Ersin, annesinin evinden aldığı eşyaları yeni dairesinde kullanmak istiyordu. Çaydanlığın altındaki koyu izi tamamen çıkarmaya uğraşmadı.
Akşam arkadaşına çay hazırladı. Bardakları taşırken annesinin aynı hareketi ne kadar hızlı yaptığını düşündü. Arkadaşı eşyayı nereden aldığını sorunca kısa bir hikâye anlattı; sonra başka konulara geçtiler.
Geçmişin bütün akşamı kaplaması gerekmiyordu. Tanıdık bir eşya, bugünkü masanın içinde sakin biçimde durabilirdi. Ersin ertesi sabah çaydanlığı raf yerine ocağın yakınına koydu.
Bu kurmaca anlatının soyut resminde bakır ve altın katmanlar, gri yüzeylerin arasında ışık gibi açılır. Koyu dikey izler yaşanmış zamanları çağrıştırır. Resim, bir hatırayı yalnızca saklamak yerine kullanarak hayatın içine katmayı hayal eder. Eski yüzeyde kalan bir leke, yeni bir sofraya eşlik ederken geçmişle bugünün sessiz bağlantısı olabilir.

Bir Cevap Yazın