Bu metin, resimden esinlenen kurmaca bir hikâyedir.

İlk kez tek başına bir tiyatro oyununa gitmişti. Çıkışta herkes arkadaşlarıyla konuşurken Gül bir süre kapıda bekledi. Sonra şemsiyesini açıp yürümeye başladı.
Oyun hakkında hemen birine anlatacak çok şeyi vardı. Telefonunu çıkarıp arkadaşına sesli mesaj gönderdi. Yürürken hangi sahneyi sevdiğini düşünmek, yalnızlığını daha sakin bir yere taşıdı.
Islak sokakta dükkân ışıkları uzanıyordu. Gül eve varınca ertesi ayın programına baktı. Her etkinlik için birinin uygun gününü beklemek zorunda olmadığını o akşam anlamıştı.
Bu kurmaca anlatının resminde kırmızı palto serin mavi yolun üzerinde belirir. Sarı ve turuncu lambalar yansımalarla birlikte görüntüye sıcaklık verir. Resim, tek başına geçirilen bir akşamın eksik bir buluşma olarak kalmak zorunda olmadığını hayal eder. İnsan kendi merakını izlerken paylaşacak yeni bir hikâye de bulabilir. Eve giden yol, o hikâyenin düşünülmeye devam ettiği sakin bir aralık olur.

Bir Cevap Yazın