Eski Mektupların Odası

Bu metin, resimden esinlenen kurmaca bir hikâyedir.

Beyaz ve bej dokulu yüzeyde kahverengi dikdörtgenler ile ince turkuaz çizgiler

Teyzesinin evinde kütüphaneyi ayırırken kutuların birinden bağlanmış mektuplar çıktı. Zarfların köşeleri kıvrılmış, bazı adresler silinmişti. Nil, kurdeleyi çözmeden önce uzun süre kutuyu elinde tuttu.

Teyzesi mektupları herkesin okuyabileceği yerde saklamıştı. Yine de Nil önce yanındaki kuzenine sordu. Birlikte birkaçını açtılar. İçlerinde büyük sırlar yoktu; geciken trenler, bahçeye ekilen fideler ve gelince getirilecek eşyalar yazılıydı.

Yıllardır yalnızca kısa telefon konuşmalarıyla hatırladıkları insanlar, kâğıtların içinde gündelik hayatlarına geri dönüyordu. Nil bir mektuptaki pencereyi açık bırak, cümlesini iki kez okudu. Birinin geleceğinin ne kadar sakin bir işaretiydi.

Mektupları tarihlerine göre ayırıp yeniden kutuya koydular. O gün kütüphane bitmedi ama kimse acele etmedi.

Bu kurmaca hikâyenin soyut yüzeyi, yan yana açılmış zarfları ve üst üste biriken zamanı düşünür. Kahverengi dikdörtgenler eski kâğıtların ağırlığını, beyaz katmanlar aralarındaki sessizliği çağrıştırır. İnce turkuaz izler, solmuş satırların içinden hâlâ canlı biçimde duyulan küçük ayrıntılar gibidir. Bir odanın hafızası bazen birkaç sıradan cümlede saklanır.

Bir Cevap Yazın

İyiTablo sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin