Bu metin, resimden esinlenen kurmaca bir hikâyedir.

Eski evin salonunu boyamadan önce duvardaki kabaran parçaları temizlemeye başladılar. Beyaz boyanın altından soluk pembe çıktı. Biraz ileride mavi, pencerenin yanında da sarıya yakın bir ton görünüyordu. Usta hepsini kapatacağını söyledi. Ev sahibi ise bir dakika beklemesini istedi.
Çocukken bu odanın pembe olduğunu hatırladı. Annesi bir yaz duvarları değiştirmiş, babası yanlışlıkla perdeyi de boyamıştı. Mavi katman daha sonraki yıllardan kalmış olmalıydı. O sırada başka şehirde okuduğu için odanın o hâlini hiç görmemişti.
Duvardaki renkleri fotoğrafladı. Her katman, kendisinin bildiği ya da kaçırdığı bir zamana aitti. Ev aynı yerde dururken içerideki hayat sessizce değişmişti.
Boyama bitince salon aydınlandı. Eski renkler görünmez oldu ama fotoğraf kaldı. Onu çerçeveletip yeni duvara astı. Misafirler neden yarım kazınmış bir duvarın fotoğrafını sakladığını sorunca, burası evin hafızası, dedi.
Bu hikâyeden esinlenen soyut resimde pembe ve şeftali tonları, gri maviler ve sarı açıklıklarla yan yana gelir. Koyu izler katmanların arasından belirir. Yüzey, zamanın tamamen silinmeden değiştiği bir duvarı çağrıştırır; her renk, aynı odada yaşanmış başka bir dönemin küçük kaydıdır.

Bir Cevap Yazın