Bu metin, resimden esinlenen kurmaca bir hikâyedir.

Atlarla ilgilenen ekibe yeni katıldığında Eylül her hayvanın aynı davranacağını sanmıştı. İlk günlerden itibaren yanıldığını gördü. Biri yaklaşmak için bekliyor, diğeri daha kolay dikkat veriyordu.
Bakıcı ona isimlerinden önce alışkanlıklarını öğrenmesini önerdi. Eylül her gün küçük notlar tuttu. Birkaç hafta sonra yem saatinde kimin nerede duracağını tahmin edebiliyordu.
Dört atı açık alanda birlikte izledikleri gün, farklılıklarını daha belirgin gördü. Yan yana hareket ediyorlar ama aynı adımı aynı anda atmıyorlardı. Eylül defterine bunu da yazdı.
Bu kurmaca hikâyenin resminde beyaz, kahverengi ve siyah bedenler ortak bir yön oluşturur. Yeşil ve toprak tonları hareketin çevresini yumuşatır. Resim, bir grubu tek bir davranıştan ibaret görmemeyi hayal eder. Yakınlık, her canlıyı ayrı ayrı tanımaya ayrılan dikkatle kurulur. Birlikte ilerleyen bedenlerin içinde farklı ritimler, aynı açık alana sığabilir.

Bir Cevap Yazın