Bu metin, resimden esinlenen kurmaca bir hikâyedir.

Emekliliğinin ilk pazartesi günü Hasan alışkanlıkla erken kalktı. Kahvaltıdan sonra cebindeki küçük defteri açtı. Yıllardır her sayfa adreslerle, saatlerle ve yapılacak işlerle dolardı. O sabah yazacak bir randevusu yoktu.
Önce bu boşluk onu huzursuz etti. Dolabı düzenlemeyi, bankaya gitmeyi düşündü. Sonra dışarı çıkıp yıllardır önünden hızla geçtiği kahvede oturdu. Çay bardağının yanında defter açık kaldı.
Karşı sokaktaki binaların gölgeleri masaya kadar uzanıyordu. Hasan kalemiyle birkaç uzun çizgi çizdi. Birini koyulaştırdı, diğerini yarım bıraktı. Kahveci ne yazdığını sorunca hiçbir şey, dedi; ardından çiziyorum galiba, diye ekledi.
Eve döndüğünde sayfayı koparmadı. Ertesi gün başka bir köşede oturup aynı deftere yeniden baktı. Boş sayfalar artık doldurulması gereken bir eksik gibi görünmüyordu.
Bu kurmaca anlatıda açık krem yüzey, Hasan'ın ilk serbest sabahını çağrıştırır. Mavi, kahverengi ve siyah izler sayfanın ortasında toplanır ama kenarları kapatmaz. Resim, önceden planlanmamış bir günün içinde küçük bir merakın kendine yer bulmasını hayal eder.

Bir Cevap Yazın