Bu metin, resimden esinlenen kurmaca bir hikâyedir.

İş görüşmesinden sonra eve dönmeden önce kıyıya indi. Oğuz, bütün sabah nasıl konuştuğunu tekrar düşünmüştü. Sonucun hemen gelmeyeceğini biliyordu ama zihni yine de görüşme odasında kalıyordu.
Bir balıkçı teknesi yakından geçti. Küçük kayıklar suyun üzerinde hafifçe döndü. Oğuz yanında getirdiği sandviçi çıkarıp kıyıda oturdu. Öğle molası için kimsenin izin vermesine gerek yoktu.
Telefonunu çantasına koyunca çevredeki sesler daha belirginleşti. Bir martı, uzaktan gelen motor sesi ve iskelede konuşan insanlar vardı. Yarım saat sonra eve giderken aynı soruları daha az aceleyle düşünüyordu.
Bu kurmaca hikâyenin manzarasında sıcak kıyı evleri serin mavi suyla buluşur. Yeşil yamaç ve küçük tekneler şehrin günlük ritmini sürdürür. Resim, belirsiz bir günün içinde de kendine sakin bir saat ayırabilen birini hayal eder. Sonuç henüz bilinmez ama hayat kıyıda bekleyen küçük hareketlerle devam eder.

Bir Cevap Yazın