Bu metin, resimden esinlenen kurmaca bir hikâyedir.

Ömer sonucu beklemekten yorulduğu için telefonunu masanın üzerinde ters çevirmişti. Başvurduğu okuldan haftalardır haber gelmiyordu. Mutfağı topladı, çamaşırları katladı, sonra hiçbir iş kalmayınca pencerenin önünde durdu.
Telefon çaldığında önce başka bir arama sandı. Mesajı iki kez okudu. Kabul edilmişti. Kendi kendine söyleyince cümle daha gerçek oldu. Annesini aradı ama ilk birkaç saniye konuşamadı; yalnızca güldü.
O gün şehir değişmedi. Aynı otobüsler geçti, karşıdaki dükkân yine aynı saatte kapandı. Ömer ise akşam yürürken bütün renkleri biraz daha parlak görüyordu. Yıllardır ertelenen bir ihtimal, artık takvimde yeri olan bir plana dönüşmüştü.
Bu kurmaca hikâyenin tablosu, mesajın geldiği andaki dağınık sevinci hayal eder. Sarı ve turuncu hareketler ortada yoğunlaşır, pembe ve koyu mavi izler çevrelerinde dönüp açılır. Açık zemin duygunun yayılmasına yer bırakır. Resim belirli bir haberin belgesi değildir; bekleyiş sona erdiğinde insanın tanıdık dünyaya yeniden bakmasını düşünür. Yeni yol henüz başlamamıştır ama günlük hayatın ışığı değişmiştir.

Bir Cevap Yazın