Bu metin, resimden esinlenen kurmaca bir hikâyedir.

Kıyı kasabasına bir günlüğüne gelmişti. Tur otobüsündeki herkes meydandaki dükkânlara giderken Nehir suyun kenarındaki dar sokağı seçti. Beyaz yelkenler evlerin önünde duruyor, taşlara küçük gölgeler bırakıyordu.
Bir fırından ekmek alıp kıyıda oturdu. Yanındaki kadın teknenin ne zaman kalkacağını sordu. Nehir bilmediğini söyledi; ardından birlikte sahibini aradılar. Kısa bir konuşmadan sonra ikisi de gülerek ayrı yönlere yürüdü.
Gezi bittiğinde en çok o sokağı hatırladı. Büyük bir yer görmemişti ama kasabanın günlük hayatına birkaç dakika katılmıştı.
Bu kurmaca hikâyenin manzarasında açık evler ve beyaz yelkenler parlak mavi suyla buluşur. Küçük insan izleri ve martı, sakin görüntüyü hareketlendirir. Resim, yolculuğun yalnızca görülecek yapıların listesi olmadığını hayal eder. Bir ekmek, sorulan bir soru ve kıyıda oturulan kısa süre, yabancı bir yerde kişisel bir hatıranın başlangıcı olabilir.

Bir Cevap Yazın