Bu metin, resimden esinlenen kurmaca bir hikâyedir.

Atölyenin anahtarını teslim aldığında Eylül içeri tek başına girdi. Duvarlar boyanacak, raflar kurulacak, pek çok şey alınacaktı. Oda ilk bakışta hayal ettiğinden daha boş görünüyordu.
Çantasından küçük kırmızı defterini çıkardı. Açılış için yaptığı planların yanına odada gerçekten ihtiyaç duyduğu şeyleri yazdı. Listenin yarısını sonraya bıraktı. Önce bir masa, iyi bir ışık ve çalışmaya başlayabileceği bir alan gerekiyordu.
Akşam arkadaşı iki sandalye getirdi. Birlikte ölçü aldılar, duvara birkaç işaret koydular. Eylül ilk kez rafların nerede duracağını gözünde canlandırdı. Boşluk artık eksiklik gibi değil, karar verebileceği yer gibi görünüyordu.
Kapıyı kapatırken yarın yeniden geleceğini bilmek hoşuna gitti. Açılış günü henüz uzaktaydı ama işi başlamıştı.
Bu kurmaca hikâyenin resminde kırmızı ve altın tonlu alanlar, siyah biçimlerle yan yana yükselir. Krem zemin çevrelerinde geniş açıklık bırakır. Resim tamamlanmış bir mekânın başarısını anlatmaz. İlk ölçülerin alındığı, bazı planların değiştiği ve insanın kendi kararlarına yer açtığı akşamı hayal eder. Sıcak renkler, henüz kurulmamış bir düzenin içindeki hevesi taşır.

Bir Cevap Yazın